Kızımla yeni bir yıl...

En son 34. haftada yazmışım sizlere...

35. hafta da bitti... Şuanda 36. haftayı da bitirmek üzereyim...

Bugün yılın son günü...

Yılbaşı geldi... Bu kış Ankara'da hala henüz kar yağmadı... Biz yakında Cemre'yi düşüreceğiz oysa...

Evimize bahar gelecek....

Hiç gitmemek üzere hem de....

Tembelleştim bu ara, son ay rehaveti sanırım... bir üşengeçlik bir üşengeçlik sormayın... Sürekli uykum var... 

2009 benim için özel bir yıl oldu... Her ne kadar canım kızıma 2010 yılında kavuşacak olsam da... Hayatımın en anlamlı yılı şuan için 2009... Anneliğe ilk adımımı attım.... Bir bahar günü kavuştum ona... çok mutlu olduk...

Erkek mi kız mı olacak derken kız olduğunu öğrendik...

2010 bütün yıllardan daha da anlamlı olacak benim için... Ona kavuşacağım inşallah sağlıkla... Yeni bir hayat, yeni bir düzen kurulacak... Cemre üzerine şimdiden hayaller kuruyoruz...

Tek istediğim mutlu bir çocuk olması... Anne-babalar genellikle başarılı olsun evladım diye uğraş verir... ben başarılı olmasından ziyade mutlu olmasını dilerim... hayattan zevk alsın... hayata katkıda bulunsun... onun mutluluğu başkalarını da mutlu etsin... herkesi düşünen mutlu bir insan olsun kısacası...

2010 gelsin... kızım gelsin...

Yorum (1) Yorum yaz!

Cemre ile 34. haftaya girdik...

Ankara'da havalar soğudu. Günlük güneşlik günler geride kaldı sanırım. Bugün 15 Aralık ve sabah kalktığımızda her yer buz tutmuştu. Bir yıl daha bitiyor, kızımla geçireceğim koca bir yıl yaklaşıyor. Ankara'nın soğuğuna henüz ben alışamadım. Ama o doğuştan Ankara'lı olacak. Alışması benim kadar zor olmaz sanırım.

Bugün kızım 33 hafta + 2 günlük...

Maya'da Osman Hoca ve Şerife Hemşire yurtdışındaydı, genel muayenemizi Adnan Hoca ve Seçil Hemşire yaptı...

Kızım 2 kilo 180 gr olmuş... Anneanne patik örüyor, ayak ölçücünü merak ettim, 6 cm dedi Adnan Hoca... Minik ayaklı kızım benim...

Kızımın embriyoloğu Özge Abla da katıldı muayeneye bugün bizimle. Hayatımda tanıdığım en şirin insanlardan birisi. Uzun süredir Cemre'yi tekrar görmek istiyordu. En son bana emanet ettiğinde gözle görülemeyen bir damlacıktı Cemre'cik. Doğuma da girmek istiyorum dedi, Adnan Hoca'ya. "Bir Özge Ercan Üretimi" yazalım doğunca popoya dedim, birlikte güldük.

3 kilo civarı doğar dedi Adnan Hoca, 15-20 Ocak gibi alırız dedi... Benim iznim de 7 Ocak'ta başlıyor. Evde sanırım yalnızca 1 hafta geçirebileceğim. Epidural sezeryan olacağım, bu fikre iyiden iyiye alıştırdım artık kendimi...

Birkaç gündür elimde ve ayakalarımda şişlikler var. Adnan Hocanın da dikaktini çekti. Magnezyumu hergün içebileceğimi söyledi. Tansiyonum 6 + 11. Yükselirse problemmiş. Biraz düşük geldi bana ama öğle yemeğinin üstüne mujayeneye girmiştim içtiğim cacığın etkisiydi bence bu kadar düşük olması... Şekerimi sordu, normal olduğunu söyledim.

Amniyo sıvısı, kilosu herşeyi normalmiş. Günlerdir sağ tarafıma yükleniyor dedim Adnan Hoca'ya. Orası neresidir? dedim. Ayaklarıdır dedi. Maşallah kızımın ayakalarına, büyümüşler de annesini depiyorlar. :)

Yarın tam kan tahlillerimizi vereceğiz. Bir sonraki muayene 3 hafta sonra.

Cemre kızımla umutlu ve heyecanlı bekleyişimize bir süre daha devam edeceğiz...





Yorum (yok) Yorum yaz!

Kızımla 32. hafta

Kızım bugün itibariyle 31 hafta 4 günlük oldu...

Bayramda Antalya'ya aileme ziyarete gittik. Domuz gribi nedeniyle birinci derece aile yakınları dışındakilerle öpüşme ve tokalaşmadan uzak durduk. Gidiş ve dönüş yolunda 5 saatlik yolu 10 saatte gittik ve geldik. Sık sık wc, yemek ve yürüşüş için mola verdik.

Hava çok güzeldi, Kasım ayının son günlerinde denize girenleri görmek bir Antalyalı olarak bana normal geldi ama eşim oldukça şaşırdı. Eşimle güzel havadan yararlanarak bol bol yürüyüş yaptık, limandan kalkan bir tekne ile gezinti bile yaptık.

Dönüş yoluna geçmeden Antalya'daki son gecemizde pek uyuyamadım, sabah kalktığımda da karnımda bir sertlikle uyandım. Bu bazı akşamlar yemek sonrası oluyordu ama sabahları hep çok rahat uyanıyordum. Geçer diye düşündüm ama yolculuk boyunca geçmediği gibi kramp ve kasılmalar da eşlik edince Afyon civarında verdiğimiz yemek molasında hat safhaya ulaşmıştı. Eşim araç kullanacağından onu korkutmak istemediğimden, pek belli etmedim ama bir ara orada doğuracağım sandım. Allah korusun, zamanında doğsun kızım.

Bayram sonrası 1 gün daha izinliydim, evde dinlendim, uyuyyarak geçirdim. Akşam üzeri yine sancı gibi kramplar hissettim, karnımdaki setlik de hala geçmemişti. İnternettena raştırınca bunun erken doğum tehdidi oalbileceğini anlayınca iyice korktum. bu haftasonu zaten NST'ye girecektim, birkaç önce gireyim diye düşünüp hemen ertesi sabaha randevu aldım. Ertesi gün karnımdaki sertlik de kasılmalar da yok denecek kadar azalmıştı ama ben yine de Osman Hoca ile paylaştım. NST çektir bakalım dedi.

NST'de bebeğim uyudu, çikoalta yiyerek onu uyandırmayı başardık. Bİr kez şiddetli bir kasılma oldu. Onun dışında rahattım. Bebeğin hareketleri de düzenliydi.
Osman Hoca sorun olmadığını söyledi ben de eşim de rahatladık.

Normalde bu hafta itibariyle doğum iznine ayrılabiliyorum ama ben bebeğimle daha fazla kalabilmek için bu 5 haftayı çalışarak geçireceğim. 37. haftaya kadar çalışacağım. Bugün bir devlet hastanesine giderek raporumuzu çıkarttık.

Bu haftasonu kızımın son eksiklerini tamamlayacağız. Sonra da odayı düzenlemeye başlayacağız. Bir arkadaşım bana lohusa tacı almış. Kırmızı, kurdeleli bir taç... Çok beğendim. Kızımın doğum gününde takacağım... :)



Yorum (1) Yorum yaz!

31. hafta...

Bu yazım 24 Kasım 2009 tarihine aittir. Teknik bir nedenden dolayı yayına alınmamış. 

Bugün 30 + 2 günlük kızım...

Az önce muayene oldum...  canım kızım koca kız olmuş... çok şaşırdım görünce...
günümüz 3 gün gerideydi biliyorsunuz en son muayenede, kilosu da nispeten azdı... bugün 1650 gram çıktı günü de 1 gün öne geçmiş... maşallah Cemre'ye...

Osman hocaya doğum tahmini olarak ne zaman olur dedim... 8 hafta sonra alırız dedi... yani 15-20 Ocak civarına denk geliyor... bu arada ismini öğrendi Osman hoca.. desene Cemre ilk bize düşecek bu sene dedi... evet Cemre'yi biraz erken düşüreceğiz bu yıl... ilk sizin elinize düşecek sonra da benim kucağıma dedim...

Çok keyifli, çok güldüğümüz bir muayene oldu yine.. kızım gerçekten Osman dedesini ve Şerife teyzesini tanıyor.. onlardan yüzünü saklasa da bol bol el salladı... tek fındık burnunu ve tontiş yanaklarını görebildik.. sanırım uykuya hazırlanıyordu... buna rağmen oldukça hareketliydi...

Cemre'nin burcu ne olacak konusu bayadır aklımı kurcalıyor. kızım 19 ocak ve öncesinde doğarsa oğlak burcu olacak, 19 sonrası doğarsa kova olacak.

Mynet astroloğu İremsu var, sezeryanla doğum yapınca burcuna müdahale edilmiş oluyor mu sorusuna "beğeğin sezeryan olması bir kader" diyor, bana herkes diyor ki sen 20 Ocaktan önce doğur. ben de müdahale etmek ne kadar doğru diye sordum: doktor der doğar o ayrı tabii... müdahale etmek yanlış diye cevapladı sorumu... 

Ben oğlak burcuyum yükselenim de oğlak. Eşim de koç burcu.. biz iki boynuzlu ve inatçı anlaşıp gidiyoruz... arada bir de minik oğlak fena olmaz.. kova olursa da engelleme düşüncem yok... kaderinde ne varsa o olsun... 

Bu sıralar her gece rüyamda erken doğurduğumu görmekten yoruldum gerçekten... Bir iki arkadaşımın erken doğum haberini aldım onlardan etkilendim sanırım.

Allah zamanı gelince sağlıklı bir şekilde kucağıma gelemsini nasip etsin kızımın...


 

Yorum (1) Yorum yaz!

Ceninin Güncesi

Bugün sizlerle icimizdeki minik yazisini paylaşmak istiyorum. 
Eminim okurken çok keyif alacaksınız... hem bebeğinizdeki gelişmeleri hafta hafta takip edecek hem de çok eğleneceksiniz. kimden alıntı yapıldığını bulamadığım için üzgünüm. yazılmamıştı okuduğum sitede. kim hazırladıysa kalemine sağlık. biraz uzun ama çok hoşunuza gidecek. iyi okumalar...

İçimizdeki Minik

Ben çok küçük, minnacık bir damlayım, uzun bir yolculuğa çıkmam gerektiği söylendi; hem uzun hem de çok zorluymuş, bu yolculuğun her aşamasında büyüyüp hayal bile edemediğim kadar büyük olunca bilmediğim bir dünyaya geçecekmişim. Oysa ben ne kadar mutluydum burada, herkes beni çok seviyordu, hep o yaramaz spermlerin yüzünden, beni hiç çekemiyorlar, üzerime geliyorlar, saklanıyorum yine de olmuyor. Olamaz yine mi, aaaaaaah yine üstüme geliyorlar, offf kocaman bir x kromozomu ile çarpıştık, kayıyorum yardım edin bana aaaaaahhhhhh .

Burası da neresi böyle! Benden başka kimse yok, yolculuğumdan önce bana anlattıkları yer herhalde, biliyor musunuz bu yerin sahibinin adı “anne” imiş, bir de yardımcısı “baba” varmış, ben öteki dünyaya geçtiğimde beni onlar karşılayıp, benimle ilgileneceklermiş, yani rezervasyonum yapıldı, aslında bu yolculukla ilgili her şey bana anlatıldı, bir süre küçük ressamlar gelip pürüzsüz vücuduma organlarımı çizeceklermiş, bu ressamlar böyle bütün damlaları ziyaret eder, güzel bebekler çizerlermiş, sakin ve rahat olursam her şey yolunda gidermiş, ama çok heyecanlıyım. Buraya üç haftada düştüm ve artık yeni adım “embriyo”, bu ismi bir türlü hatırlayamıyorum zaten önemli de değil çünkü ben büyüdükçe ismimde değişecekmiş ne kadar tuhaf değil mi? Ama en güzeli öteki dünyaya geçtiğimde kız ya da erkek olarak doğuşuma göre anne ile baba bana yeni bir isim vereceklermiş, hani bu yolculuğa sebep olan o spermler bana hücum edince bir X kromozomu ile çarpışmıştım ya, bunun için ben anne gibi bir kızmışım, ya bana o kocaman Y kromozomu çarpsaydı işte o zamanda baba gibi erkek olacakmışım. Tam da embro, yine söyleyemedim emb-ri-yo olmaya alışmıştım ne kadar zevkli, bu sıvıda hem yüzebiliyor hem de besleniyorum.
Burada yaşımı hafta diye bir şeyle ölçüyorum ve şimdi tam beş hafta yaşındayım. O yaramaz spermler bana çarptıktan sonra dengem bozuldu, beni iyileştirmek için küçük doktorlar geldi, onlar aynı zamanda
ressammış, beni iyileştirdikten sonra vücudumun üst bölümüne dört oyuk , orta bölümünde ise minik bir kabarıklık çizdiler. Hatta o minik kabarık gürültü yapıyor; pıt, pıt diye….Küçük ressamın dediğine göre bana çok hassas bir kalp çizmiş. Bir de daha çok işi olduğunu söyledi, beni üç tabakaya ayırmış sırayla bütün organlarımı çizecekmiş. En dış tabakanın adı ektoderm; sinir sistemimin ana elemanları olan beyin ve omurilik, saç,cilt gibi yapılarımla bu tabakada çalışacaklarmış. Orta tabakanın adı mezoderm; kalp ve dolaşım sistemim, kemiklerim, kaslarım, böbreklerim ve genital organlarım bu tabakada oluşacakmış. Ve son olarak en iç tabakam endoderm; barsaklarım, midem, karaciğerim, pankreasım gibi iç organlarımı burada çizeceklermiş. Ne karışık işler bunlar……

6 hafta yaşındayım ve boyum uzadı, elma ne demek bilmiyorum ama onun çekirdeği( 2mm.) kadarmışım, belki siz bunları biliyorsunuzdur ama ben kendimi yeni keşfediyorum ve yeni öğreniyorum. Size bir şey söyleyeyim mi anne ve baba benim yolculuğumdan haberdar, beni bekliyorlar. Benim için hayatlarında bir çok şeyi değiştirmeye başlamışlar, annenin sürekli midesi bulanıyor ve kusuyor, hatta babaya koktuğunu ona yaklaşmamasını söylüyor, neden anlamıyorum. Sonra saçlarını boyamıyor, sigara kullanmıyor, içki içmiyor çünkü bunlar bana zarar verebilecek alışkanlıklarmış. Ben bir resim gibiymişim, göbek kordonum, gözlerim, kulaklarım ve ağzım çizildi bile. Kalbim, bu yeni çizilen organlarımın gelişmesi için onlara kan depoluyor, dokularım hızla gelişiyor. Biz yine kusmaya gidiyoruz, üzgünümmmmmm, görüşürüz…

7 hafta yaşına girdim biliyor musun? Artık ben öteki dünyadakilere daha çok benziyorum, başım biraz daha büyüdü, yüzüm oluştu, gözlerim hala kapalı ama kollarım ve bacaklarım var, yakında parmaklarım çıkacak, kemiklerimi oluşturacak hücreler gelişmeye başladı, ve ben küçük bir üzüm kadarım artık, ne kadar büyüdüm değil mi, siz şimdi benim bu kadar şeyi nasıl bilebildiğime şaşırıyor olmalısınız ama bunların hepsini bana anlattılar, büyürken korkmamam için bunu yapmaları gerekiyormuş. Yoksa ben de eskiden diğer ceninler gibi kalbin, beynin ne olduğunu bilmiyordum. Burun deliklerim, bağırsaklarım, pankreasım, bronşlarımda belirginleşmeye başladı. Küçük ressamlar bu hızla çalışırsa yakında kocaman olacağım. Bu arada anne hala kusuyor, ben kilo alıyorum, o zayıflıyor. Doktorumuz ona sabah yataktan kalkmadan önce “kraker” denen bir şeyden yemesini söyledi, bende tadını merak ediyorum, hadi yesene ondan. Yemeklerde çok su içtiği için midesi suyla dolmuş, hatta ara sıra o kadar çok su içiyor ki buraya kadar geliyor, boğulacağım, korkuyorum…

8 hafta yaşına girdim ve artık benim adım “fetus”, bu Latince “genç” demekmiş, Latince ne demek? Artık kollarım ve bacaklarım uzadı, omuzlarım, dirseklerim, kalçalarım belirgin hale geldi. Ve ben artık bir çilek kadar büyüğüm. Bugünlerde anne bana kızıyor, bana hamile olduğu için cildi yağ yapıyormuş ve bir çok sivilcesi varmış, doktorumuza “ben sadece bebek istedim sivilce değil” dedi kızgın bir şekilde, doktorumuzda güzel bayan ilk üç aylık dönemden sonra isteseniz de sizinle yaşamak istemeyecek bu ufaklıklara neden kızıyorsunuz, “sakin olun yoksa size inat olsun diye kalabilirler” deyince anne sessizleşti. Bu hafta iki kat daha büyüğüm, ayak ve el parmaklarıma o küçük ressamlar gelip bir şeyler çizdiler, ve bunların adı “tırnak” dediler. Sonra bir de ağzıma diş etlerinin altında diş taslakları
çizdiler. Bunlar çok işine yarayacak deyip kıkır kıkır güldüler. Onlar çok tuhaflar.

9 hafta yaşındayım bugün yine küçük ressamlar geldi, gözlerimi, dilimi ve ağzımın içini monte ettiler, bağırsaklarımı kordon içinden karın içindeki boşluğa taşıdılar,
parmaklarımı da uzattılar biraz. Daha benimle çok işleri varmış. Ne ukala şeyler… Bu arada annenin midesi yanıyor, hiç dinlemiyor ki doktor ona midesine dokunan yemekler yememesini söylemişti, şimdi ilaç almak zorunda kaldı. Bir de beni besleyecek olan memelere süt gelmeye başladığından onun göğüsleri büyüyor, kendine onlar için destekli bir sütyen alacakmış, o ne demek bilmiyorum ama doktor bunu yapması gerektiğini söyledi. Şu günlerde küçük ressamlardan sonra en çok doktoru görüyorum aslında duyuyorum demek istedim.

10 hafta yaşındayım ve kendimi bir portakal kadar büyük hissedeceğimi söylemişlerdi ama portakalın ne olduğunu bilmiyorum ki…doktorun dediğine göre anne hamile olduğu için kolay sinirlenebilir, keyifsiz olabilirmiş. Anne sağlıklı beslenmesine rağmen çok kilo alıyorsa endişelenmesine gerek yokmuş, doğumdan sonra bu kiloları kolayca verebilirmiş, asla diyet yapmaması gerekiyormuş hatta o normal kilolu bir anne adayı olduğu için 12,5 –17,5 kilo alabilirmiş. Düşük kilolu anneler 15-20, kilolu anneler ise 7,5-12,5 kilo alırlarmış. Bu arada ressamlar hızla çalışıyorlar, eklemlerimin çoğu oluştu, bilek, dirsek, diz, ayak bileği, omuz, eller, parmaklar ve tırnaklar tamammış artık sadece benim beslenmeme bağlı olarak büyüyeceklermiş. Küçük ressam bana gözümün ne renk olmasını istediğimi sordu, çünkü iris tabakam ortaya çıkıyormuş, ben “renk” ne dedim, boş ver anneninki gibi yeşil olacak zaten dedi. O zaman neden bana soruyor ukala…

12 hafta yaşındayım ve artık iç kulağım, burnum, dilim bile var. hatta göz kapaklarımı çok seviyorum, onları sürekli açıp kapatıyorum, parmaklarımın ucunda tırnaklar çıktı, ve daha rahat hareket edebiliyorum. Boyum 6,5 cm, ağırlığım 18 gr. olmalı , üfffffffffff ne kadar büyüğüm, inanamıyorum. Bir de eskisi kadar kusmaya gitmiyoruz, ama bu seferde annenin başı ağrıyormuş.hani içinde yüzdüğüm sıvı var ya amniyos sıvısı, ara sıra onu yutuyorum, sonra da ressamların öğrettiği gibi çıkarıyorum, yani çiş yapıyorum.

13 hafta yaşındayım ve artık bir şeftali kadarmışım, şeftalinin benim gibi kolları ve uzun bacakları var mıdır? Bu hafta ses tellerimi çizdiler, bağırsaklarımı yerlerine yerleştirdiler, ve karaciğerim ile pankreasım üretime başladı.
Anne de benim bu yaşımda eskisi kadar şikayet etmiyor, sadece yorgun olduğumuz için dinleniyoruz. Bazen karnında ve sağ kasığında ağrılar oluyormuş, doktor dedi ki bunun sebebi benim büyümemmiş, ben büyüdükçe beni tutan bağlar geriliyormuş ve ağrı yapıyormuş.

14 hafta yaşındayım artık annenin bulantıları yok , kendini yorgunda hissetmiyor ama bu seferde kabızlıktan şikayet ediyor, sürekli tuvalete gidiyoruz, ve lifli besinler yiyoruz. Doktor bazı ilaçlar verdi, ama önce yulaf ezmesi+süt+şeker+corn flakes karıştırıp yemesini söyledi, böylece kabızlıktan kurtulabilirmiş. Ressamlar bana nefes alıp verme çalışmaları yaptırıyorlar, ellerimle selam, merhaba demeyi öğretiyorlar, bunları yaparken kalbim öyle bir atıyor ki; doktorla, baba beni bir makineden duyabiliyorlarmış. Bende onları duyuyorum çünkü kulaklarım oldukça gelişti, tabi gözlerimde …

15 hafta yaşındayım çok güzel kulaklarım var, saçlarım, kirpiklerim, hangi cenin benim kadar güzel olabilir, ben çok güzelim. Ama lanugo denen şu tüylere alışamadım, bunları neden çizdiniz dedim, merak etme 26 hafta yaşına geldiğinde onlar dökülecek dediler. O zaman neden çizdinizzzzzzz, bu ressamların canı sıkıldıkça benimle uğraşıyorlar, işlerini bitirseler de gitseler bir an önce. Giderken bir de gülerek “ bu bebek kızmış” dediler, biliyoruz ne olacak yani…

16 hafta yaşındayım ve annenin sesini duydum beni okşuyor ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Birden kalbim çok hızlı atmaya başladı, artık ona anneciğim diyeceğim, çünkü o beni severken “kızım bana anneciğim diyecek” diyordu, kız olduğumu o da biliyor, zaten bu yaşımda cinsiyetimi belirten organlarım oluştu. Kemiklerim ne kadar sert ama yine de cildim çok ince, damarlarım görünüyor ben de beslenmek için bu sıvının yetmediğine karar verip parmağımı emmeye başladım, çok tatlı bir şey bu…Az daha boyumu söylemeyi unutuyordum, ben tam 16 cm. oldum ve 135 gr. Anneciğim çok meşgul beni yine unuttu, doktora gidecekmiş, midesi yanıyormuş, burnu kanıyormuş ben neden olduğunu biliyorum, onun damarlarındaki kan miktarı artmış, bu benim için iyiymiş ressamlar konuşurken duydum. Bir de babam görmek istiyormuş, o da doktora gidecek annemle, beni bir makinenin içinden görecekler, onlar için hareket edeceğim.

17 hafta yaşındayım; anneciğim kendini görebildiği ayna denen bir şeye bakıyor, karnının büyüdüğünü söylüyor, kasıkları ağrıyormuş ve çok terliyormuş. Tabi ben önceki yaşlarıma göre daha hızlı kilo aldığımdan anneciğimde kilo alıyor. Cildimin altında yağ depoluyorum artık, kalbimle

günde 30 litre kan pompalıyorum, ben de çok yoruluyorum, bazen de korkuyorum, geçen gün birisi ince uzun bir boruyla suyumdan çaldı, sonradan öğrendim ki, doktor benim suyumu test edecek, benim sağlıklı olup olmadığıma bakacakmış.
18 hafta yaşındayım; anneciğim geceleri uyuyamıyor, ben onu incitmek istemiyorum ama ben de burada sıkılıyorum ve o benimle konuşmuyor. Heeeeyyyy neden benimle konuşmuyorsun sen? Ama ben seni seviyorum. Annemin tansiyon denen şeyi düşmüş, ani hareketler yapıp, ayağa kalkmaması gerekiyormuş. Artık 210 gr. oldum anneme daha çok benziyorum. Bir de bağırsaklarım mekonyum denen bir şey yapıyor, o çok gereksiz bir şey…

19 hafta yaşımdayım; anneciğimle babacığım doktorda bir alete bakıp benim hareketlerimi seyrettiler. Ama ben büyüdüğüm için anneciğimin beli ağrıyormuş, buna çok üzüldüm. O da topuklu ayakkabılar giymemeliymiş babam öyle diyor, neden giyiyor ki. Biz de tekrar doktora gittik. Anneciğimin kalçaları ve memeleri büyüdüğü için çatlaklar oluşuyor, çatlak olduğundan dolayı da kaşıntı oluyormuş, doktor dedi ki bol sıvı almamız gerekiyormuş, bir de çatlak kremi kullanmalıymışız. Eğer cildimiz kurumazsa çatlak olmazmış. Benim çatlaklarım yok ama her yanım o tüylerle kaplandı bu da yetmezmiş gibi annemin sürdüğü çatlak kremi gibi bir şeyi o küçük ressamlar her yerime sürüyor. Bunun adı vernix imiş. Bu beni sudan korumak içinmiş, ukala küçük ressam dedi ki, biraz daha bu suyun içinde kalırsam buruş buruş olacakmışım.

20 hafta yaşıma girdiğimde beni şaşırtan başımın üzerinde çıkan saçlar oldu, onlara alışamadım bir türlü. Bu aralar karnım guruldamaya başladı, şu tatlı parmaktan mı acaba ne dersiniz? Kemiklerim çok güçlü olduğu için hareket edebiliyorum, bir de anneciğimin sesini duyduğumda o da beni duyabilsin diye bağırıyorum ama duymuyor, ben de onu tekmeliyorum böylece benimle konuşuyor. Ona boyumun 25 cm. kilomun 340 gr. olduğunu söyledim. Annem aynanın karşısında kendi kendine konuşuyor “zaman ne kadar çabuk geçiyor, karnım epey büyüdü” diyor herhalde benim onun göbek deliğiyle aynı hizada olduğumu fark etti, her yaşımda bir cm. yukarı çıkacağım, göbeğinden geçen o çizgi koyulaşmaya başladı, ama doğumdan sonra tamamen kaybolacakmış. Biz çok sağlıklıyız; anneciğim gereksiz kalori almıyor, iyi besleniyor.

21 hafta yaşındayım; bir keresinde ben çok yaramazlık yapıyordum sonra tanımadığım bazı sesler duydum, çok güzeldi, sessizce dinledim, anneciğim babacığıma “galiba senin gibi sanatçı olacak, Vivaldi’yi çok seviyor” dedi, o sesin adı

“müzik”imiş, Vivaldiyi tanımıyorum ama, artık annemle hep müzik dinliyoruz, müzik dinlemeyi çok seviyorum, bazen dinlerken uyuyorum, annemde mutlu oluyor. Anneciğimin ayak ve ayak bilekleri benim büyümemden dolayı şiştiği için hep dinleniyoruz. Babam dedi ki eğer yüzünde ve ellerinde şişme olursa doktora gitmemiz gerekirmiş. Kalbim çok çalışıyor, sürekli kan pompalıyorum ama yine de bu aralar yavaş büyüyorum, sadece 400gram oldum.

22 hafta yaşındayım ; Ben bir muz kadarmışım, muz denen şey mide yakar mı annemin midesi yanıyormuş, bir de diş etleri şişiyormuş, babam “bu kadınlar hep böyle, her şeyden şikayet ederler” diyor. Kendi kendine de “sabırlı ol, hepsi geçecek” diye tekrarlıyor sürekli, o böyle kendi kendine konuşunca çok komik oluyor. Ben yaklaşık 500 gr. olmuşum, anneciğim uzun süre ayakta duramıyor, ve yürümeye gittiğimizde o alçak topuklu ayakkabı giyiyor. Çünkü beli ağrıyor, hamileyken vücudunun ağırlık merkezi sürekli değişirmiş, biraz oturuyoruz sonra ayağa kalkıyoruz, biraz ayakta duruyoruz sonra tekrar oturuyoruz, ben daha çok yoruluyorum. Omurgalarım ağrıyor. İyi ki otururken dizlerini kalçasından yukarıda tutuyor, böylece ağrılarım geçiyor.
23 hafta yaşındayım kocaman oldum ama annem hala şikayet ediyor ne zaman büyüyecekmişim, bacakları şişiyormuş şimdi de , o da yatıyor, benim için daha iyi oluyor yine müzik dinliyoruz hatta kitap bile okuyoruz, anneciğim anne karnında çocuğun eğitilebileceğine inandığından sürekli okuyor, bir çok şey öğrendim. Bazen müzik onu çok etkiliyor ve ağlıyor, ben de kızıyorum ters dönüyorum, doktor da hemen ona bunu söylüyor, çok üzüldüğünü görünce yine dönüyorum, neden üzülüyor ki, hep aynı şekilde duramam tabi ki canım sıkılıyor. Doktor ona benimle konuşmasını onu duyabilmem için orta kulağımın gelişimini tamamlamaya başladığını söyledi, ben bunu zaten biliyordum, o kadar çok gürültü var ki burada kendimi bile duyamıyorum, bağırdım ama beni hiç dinlemiyor, sonra neden tekmeliyormuşum. Tekmelerim işte….

24 hafta yaşımdayım artık çok hareket edince terliyorum ve hasta olduğum içinde öksürüyorum, bir de şu tatlı parmak yok mu hep onun yüzünden hıçkırıyorum. Ben hıçkırınca anneciğim de tekme attığımı zannediyor. 33 cm boyu 570 gr. ağırlığı olan biri buraya nasıl sığar, ne kadar daha var öteki dünyaya gitmeme öfffff bir an önce anneciğimi ve babacığımı görsem, dün gece anneciğim uyurken babacığım beni okşadı benimle konuştu, hatta anneciğimin huysuzluklarını anlatıp beni uyardı. İkisini de çok seviyorum. Bir de şu doktoru çok merak ediyorum, düzenli olarak onu görmeye gidiyoruz. Şimdi de anneciğimin şeker tarama testi olması gerekiyormuş.

25 hafta yaşındayım; anneciğime kramp denen bir şey gelip ağrı yapıyormuş o da ağlıyor, futbol topu kadar büyüdüm, anneciğim diyor ki beli ve bacakları zonkluyormuş, zonk ne demek? Zonk sesini duyunca bacaklarına buz koyuyor ya da duş alıyoruz. Yine de geçmezse doktorumuzun verdiği ilaçları alıyoruz. Babam çok heyecanlı bir şekilde geldi bu akşam. Anneme bağıra bağıra “ biliyor musun üç boyutlu ultrason varmış” dedi. Yani benim çeşitli açılardan görüntülerimi alıyor, bu
görüntülerin arasını bilgisayar kendi dolduruyor, bana benzeyen bir görüntü ortaya çıkarıyorlarmış. Ama doktorumuz bunu bize söylemişti çok önemli bir şey değilmiş. Babacığım beni görmek için sabırsızlanıyor herhalde.

26 hafta yaşındayım; artık 750 gramım cildimin altında yağ birikiyormuş. Kollarımı ve bacaklarımı çok hareket ettirdiğim için anneciğim çok kızgındı, annesiyle konuşurken bağırıyordu, çok korktum neden bu kadar sinirleniyor ki. Babacığımın
dediğine göre bunların sebebi ani kasılma ve gevşemeler hissetmesi imiş. Bunlara Braxton-Hicks kasılmaları deniyormuş. Kasılmalar ağrılı olunca anneciğim benim sürpriz yapıp erken geleceğimi düşünüyor, ama ben ona kızdım erken gelmeyeceğim. Bazen de anneciğimin adet sancısına benzer kramp tarzı ağrıları, bel ağrıları, akıntıları, barsak krampları oluyor, herkes yine benden şüpheleniyor, dedim ya ben erken gel-me-ye-ce-ğim. Akciğerlerimdeki hava keseciklerim bile oluşumunu tamamlamadan, beynimdeki görme ve işitme dalgaları tam anlamıyla faal olmadan nasıl gelirim.

27 hafta yaşındayım; kalbim çok hızlı atıyor. ( 120-160/dak.), aydınlıkken anneciğimle yürüyoruz, karanlıkta yürüdüğümüz zamanlar babacığım da bizimle oluyor, annem çok su içiyor, onun yüzünden çok kilo alıyorum buraya sığmıyorum. Ben de annemin karnında yukarı doğru tırmanıyorum sürekli, bu nedenle derin nefes alırken zorlanıyormuş, ama bu beni etkilemiyor, hamile olunca bazı hormonlar onun daha sık nefes alıp vermesini sağlıyormuş, böylece bende bol oksijen kullanabiliyorum. Sürekli kilomu konuşuyorlar 950 gr. olmuşum, babacığım gibi çok oburmuşum, çok kilo almışım, demek ki ben ona benziyorum, onu daha çok merak etmeye başladım.
28 hafta yaşındayım ama cildim hala buruşuk ve pembe,yoksa şu vücudumdaki doğal krem işe yaramıyor mu? Bu yüzden karmakarışık düşüncelerim var, sıkıldıkça dönüyorum, annemi tekmeliyorum. Bugün küçük ressamlar geldi saçlarımı uzattılar, kaşlarımı, kirpiklerimi çizmeyi bitirdiler. Annem ile babam bir kitaptan boyumun 37 cm ve kilomun 1 kg. olduğunu söylediler bana. Onları duyduğumu öğrendiklerinden beri benimle konuşuyorlar.

29 hafta yaşındayım 1,3 kg. olduğum için anneciğim ayakta çok duramıyor, çabuk yoruluyor ve tansiyon denen bir şey yine düşürüyor bu nedenle hep dinleniyoruz. Babama dedi ki “ kendimi sonsuza kadar hamile kalacakmış gibi hissediyorum, karnım kaşınıyor, nefes alamayacak kadar şişmanladım, midem yanıyor, bacaklarıma kramp giriyor, her yerim ağrıyor”. Babam onu teselli etti, bunların hepsi geçecek dedi. Sonra yürüyüşe çıktık, çünkü doktor yürümenin annem için en iyi egzersiz olduğunu söyledi. Bir de ona böyle şikayet etmemesini benim her şeyi duyduğumu, küsebileceğimi söyledi, evet ben her şeyi duydum, artık koku da alabiliyorum, görebiliyorum, tat alabiliyorum ve bir de seni üzdüğüm için üzülüyorum anneciğim.

30 hafta yaşındayım; bu günlerde anneciğim hep sol tarafına yatıyor böylece organlarına kan gidişi ve kan dönüşünün en az şekilde engellenmesini sağlıyormuş. Bu şekilde uyumakta zorlanınca karnının altına veya bacaklarının altına yastık koyuyor. Mide yanması olmaması içinde vücudunun üst kısmını alt kısmına göre hafifçe yukarıda tutuyor. Lanugo tüylerim kaybolmaya başladı, göz kapaklarımı düzenli olarak açıp kapatabiliyorum tabii 1,5 kilo oldum artık. Biliyor musunuz kemik iliğim kan yapabiliyor artık…

31 hafta yaşındayım; akciğerlerim olgunlaşıyormuş, anneciğim elini üzerimde gezdirip ona verdiğim bütün acılara rağmen beni çok sevdiğini söyledi. O bu günlerde tuhaf rüyalar görüyor, ama kalkınca gördüklerini hatırlayamıyor,
şimdi baş ucunda bir not defteri varmış, kalkınca rüyalarını yazabilmek için. 1650 gr. olmuşum artık eskisi kadar hızlı büyümüyorum, beyin dokum gelişimini hala sürdürüyor.

32 hafta yaşındayım, buraya yuvarlandığımda çok büyük bir yer gibi gelmişti bana, şimdi sığamıyorum herhalde yakında gideceğim buradan, zaten karanlık bir yer. Belki başımı aşağı çevirirsem daha rahat sığarım. Boyum 40,5 cm. ve ağırlığım 1,8 kg. oldu nasıl döneceğim ki. İki haftada bir doktora gidiyoruz, sorun ben değilim aslında, ben gayet iyiyim, duyularımın beşi de tam olarak çalışıyor ama anneciğin psikolojik problemleri var, çirkin olduğunu, babamın onu sevmeyeceğini düşünüyor. Bence yanlış “ babam bana onu çok sevdiğini söyledi bana, özellikle beni dünyaya getirmek istediğinde sevgisinin daha da çoğaldığını, mutluluklarının görünen bütün olumsuzluklara rağmen daha fazla olduğunu da söyledi.”

33 hafta yaşındayım; babacığım annemin ayaklarına masaj yapıyor, çünkü yine kramp denen şey gelmiş. Tabi anneme çok kilo aldığını söylediğinde annem ağlamaya başladı yine, o ağlayınca bende ağlıyorum. Babacığım onu öpüp gönlünü aldı bunun normal olduğunu, doğumdan sonra her şeyin eskisi gibi olacağını söyledi. İşte bu kelimeyi hatırlıyorum “doğum”, bu benim öteki dünyaya geçişimi anlatıyor. 2 kg. olduğum şu günlerde nasıl doğacağım konusunda endişelenmeye başladım doğrusu, bir taraftan da bu sıvıyı yutmaktan bıktım, önce yutuyorum sonra çıkarınca eksilen sıvı aynı miktara geliyor, beni beslediğini biliyorum ama ……boş verin ……artık cildimin rengi kırmızıya dönük değil, daha açık pembe…Çok düşündüğüm için başımda epey büyüdü.

34 hafta yaşındayım; havalar çok sıcak olduğu için anneciğimin yüzü, eli, ayağı şişiyor. Bende çok ağırlaştım, tam 2,2 kg. olmuşum. Beyin işlevlerime her gün yenisi ekleniyor, uyurken gözlerimi kapamasını, uyanıkken açmasını, ve belli aralıklarla kırpmasını öğrendim

35 hafta yaşındayım; Ben yakında öteki dünyada olacağım, annem biraz korkuyormuş, bu nedenle huysuzluk yapıyormuş. Ama ben hazırım, korkulacak bir şey yok. Doktor dedi ki; bebeğin hareketleri bebeğin sağlıklı olduğunu gösteren en önemli bulgulardanmış. Sağlıklı bebek enerjisini atmak için hareket edermiş, hem bu şekilde bebeğin kasları gelişirmiş. Bebeğin hareketlerine annelerin dikkat etmesi, hareketlerde azalma varsa doktora haber vermesi gerekirmiş. Bu her zaman problem olduğu anlamına gelmezmiş ama yinede nonstres test yapılırsa iyi olurmuş. Bu hafta yaşımda vücudum antikor üretmeye başladı, bunlar benim enfeksiyonlarla mücadele etmeme yardımcı olacak.

36 hafta yaşındayım, saçlarım çok uzadı, onları kestirmek istiyorum, tırnaklarım da uzadı. 2,5 kg ve 46 cm. olduğumdan yer değiştiremiyorum ama tekme atabiliyorum. Artık her hafta doktora gidiyoruz, bu adamı gerçekten merak ediyorum.
Doktora göre doğmama dört hafta kalmış, annem, babam ve ben doğumumun gerçekleşeceği yeri görmeye gittik, doktorumuz bunun anneciğimi rahatlatacağını söyledi. Doktor bana artık doğabileceğimi söyledi, istersem hemen onların yanına gidebilirmişim, o zaman prematüre bir bebek olurmuşum, sevmedim bunu ben bekleyeceğim.

37 hafta yaşındayım; annem artık çok kilo almıyor, sürekli dinleniyoruz, ayaklarını yükseğe kaldırıp benimle oynuyor bazen. Dinlenmediği zamanlarda babacığımla benim için alış veriş yapıp çok güzel bir oda hazırlıyorlarmış, odamı çok merak ediyorum, buradan büyüktür inşallah. 2,8 kg oldum odaya da sığmayabilirim çünkü.

38 hafta yaşındayım; daha önce şeklimi değiştirdiğim iyi oldu, çünkü çok az zaman kaldı. Anneciğimin kasılmaları oluyor, biz de oturarak nefes alıp veriyoruz. Ama anneciğim sancılarının gerçek doğum sancıları olup olmadığını anlayamıyor. Doktorumuzun dediğine göre önceleri daha az sıklıkla ancak düzenli aralıklarla gelen doğum sancıları bir süre sonra 50 saniyelik kasılmalar halinde 10 dakikada üç sancı olarak gelirmiş. Ve zamanla şiddeti artar, şiddeti artan bu sancılar düzenli bir şekilde tekrar ediyorsa hastaneye gitme vakti gelmiş demekmiş. Nişan denilen kanlı yapışkan akıntı geldikten sonra genellikle iki gün içinde doğum başlarmış. Bağırsaklarımda mekonyum denilen ilk dışkım birikmeye başladı, bunu doğumdan sonra bir gün içinde dışarı atabilirmişim. Ben ne kadar çok şey biliyorum böyle. Ressamların bana veda ederken her şeyi anlatmaları iyi oldu.

39 hafta yaşındayım; Annemin kasılmaları daha kuvvetli, artık ben doğuma hazırım, anneciğimin annesi, ben ona “annaneciğim” diyecekmişim, benim doğumum için bir çanta hazırladı. Benim ve annemin sağlığı yerinde olduğu için anneciğim normal doğum yapacakmış, benim bu küçük yerden rahat çıkabilmem için anneciğimin perinesinde kesi yapacaklarmış, ama daha sonra eriyen ipliklerle dikeceklermiş, bu ikimiz içinde daha sağlıklıymış. Ne demekse!

40 hafta yaşındayım; ay çok kilo aldım tam 3,4 kg olmuşum, artık anneciğime ve babacığıma kavuşacağımı hissediyorum. Biz şimdi hastaneye gidiyoruz, babam çantamızı evde unutmuş onu bekliyoruz, ben uslu oturuyorum ama anneciğim yine de bağırıyor. Neyse babam geldi, bizi daha önceden keşfettiği kestirme yollardan hastaneye ulaştırdı, doktorumuz bizi bekliyor. Evet geldik, şimdi ben doğuyorum işte……..

Merhabaaaaaa, ben geldim , ahhhhhhh bu leyleğin gagası beni acıtıyor. Ağlayacağım işte…. Sonra bebekler neden hep ağlar derler, bu leylek sizi gagalasa nasıl olur. Şaka yaptım aslında leylek yok, beni görmek için gelen bir kadın çocuğuna onu leylekler getirdi diyordu, ben de başladım ağlamaya, yalan söyleme diye bağırdım, annemin karnında benden başka kimse yoktu ki, hem orada bir leyleğe de yer yok, ben zor sığıyordum. Artık anneciğimin kucağında uyuyorum, parmağımı da emmiyorum, o beni süt denen çok tatlı bir yemekle besliyor. Benim gibi yeni doğan bebekler için en sağlıklı besin anne sütüymüş. Sütümü içiyorum ve bol bol uyuyorum, burası daha rahat, herkes bana hizmet ediyor, keyfim yerinde, ohhhh...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kızımla göz göze...


Dün kızımla ultrasonda göz göze geldik. Gözlerini açıp kapatmasını ilk kez gördüm. Çok güzel bir duygu. Yüzü herzamankinden çok netti. Sanki onu görmüş gibi oldum. Gülümsüyor Bana benziyor sanırım... Siritiyor

Bugün itibariyle 27 hafta 2 günlük...
Ama gelişimi -sanırım alerjik rinit rahatsızlığımdan dolayı- bir kaç gün gerideydi. Ultrasona göre dün 26 hafta 5 günlüktü... Adnan Hoca yaptı muayneyi. Çalışan annelerde bu tür birkaç günlük gerilemeler normal dedi.

Kızımın kilosu 911 gramdı. Muhtemelen 3 kilo 300 gr civarı doğacak dedi doktorumuz. Bu da oldukça iyi dedi. Çok güzel bir poz verdi ve Adnan Hoca fotosunu çekti.

Mide yanması nedeniyle demir ilacını 1'e düşürdüğümü Adnan Hoca da onayladı. Şuan iyiyim...
Kilom, tansiyonum herşey yolunda. En çok 12 kilo ile kapatacağım sanırım bu kilo işini. Zaten demir ilacı dozu düşürülünce iştahım da biranda azaldı. Siritiyor Artık bebeğimin sağlıklı besleneceği şeyleri yemek istiyorum yalnızca. 

Yarın da tiroid için kan vereceğim. {#emotions_dlg.cheesy}
 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Cemre müzik dinliyor :)

Herkese merhaba,

Bugün itibariyle Cemre kızım 26 hafta, 5 günlük oldu. Kızıma kavuşmama ortalama 12 hafta var. Detaylı taramadan bu yana muayene olmadım. Ama haftaya göreceğim kızımı. Gülümsüyor Şimdilik detaylı taramada çekilen cd'sini izliyorum.

Bu hafta 100 gr'lık şeker yüklemesi yapıldı, değerlerimin normal olduğunu söyledi Adnan Hoca. Buna çok sevindim çünkü şeker bebeğim için çok tehlikeli, üstelik çıksaydı rejim yapmak mecburiyetinde kalacaktım, o da nasıl olacaktı bilemiyorum tabii.

Geçen hafta kızım için Ankara Sitelerde mobilya baktık babası ile. Araştırmalarımızın sonucunda, en sağlıklısının ahşap görünümlü boyasız mobilyalar olacağına karar verdik. Oda takımını beğendik ama biraz erken diye henüz sipariş vermedik. Ama kararımız değişmezse şimdilik fil dişi renginde ahşap mobilya. Tabi öncelikle odasının aplikleri ve boya işi var. Mobilya siparişini verince halısına ve perdesine de karar vereceğiz. Son oalrak da kıyafetlerini ve diğer gereçlerini alacağız bütçemiz doğrultusunda. Yavaş yavaş bu hazırlıklar için araştırmalar yapıyoruz.

Cemrenin gelişimini hareketlerinin güçlenmesinden ve göbeğimin alıp başını gitme görüntüsünden tahmin edebiliyorum. Ancak geçen haftalarda nükseden alerjik astım rahatsızlığımumarıkm kızıma zarar vermez. Onun sağlığı için herhangi bir ilaç kullanmıyorum.

Cemre kış bebeği olacak ama doğumu ile birlikte bahar yaklaşacak, içimizi ısıtacak, umarım biz de onu yeterince ısıtabiliriz.

Şimdi kızımla müzik dinliyoruz. artık dış sesleri rahatlıkla duyabiliyor. Bugün önce Mozart ardından da bebek müziği Lovely Little Night parçasını dinledik. Kızım Mozart'a tekmeleriyle eşlik etti. Daha önce de dinlemiştik, sanırım tanıdı. Siritiyor

Ayrıca bugün odası için bir yağlıboya tablo beğendim. Tablonun adı Sahildeki Çocuk...

Ruhunu sanatla beslemeye kararlıyım Cemre'nin... SiritiyorKalp

Yorum (yok) Yorum yaz!

Mevsimler değişiyor... kızıma yaklaşıyorum...

Kızıma kavuşmak için yola çıktığımda mevsim ilkbahardı.... onunla bir yaz geçirdim... şimdi sonbaharın da ortasına geldik... kışın ortasında kavuşacağız inşallah... 4 mevsim geçirmiş olacağız birlikte...

bugün 23 hafta 4 günlük olduk...

Dün Maya'da detaylı ultrason randevumuz vardı... kızımın haftasına göre tek tek organ gelişimi incelendi... Herşey yolunda çıktı çok şükür... ben kızımı keyifle izlerim uzun uzun diye düşünürken malesef göremedim ama doktor uzun uzun inceledi canım kızımı... ağırlığı 570 gram olmuş... Gülümsüyor İnanılmaz hareketli bir bebek dedi doktor... sebebini sordum sıvısı çok yüksek, keyfi yerinde, çok su içiyorsun galiba" dedi, ben de evet dedim, bir de ultrason öncesi pekmez içmiştim o da etkili oldu sanırım... "tam şurasına bakıcam diyorum hop öbür tarafa dönüyor" diyor Metin Hoca... çok güldük eşimle, biz çok öyle aman aman hareketli tipler değiliz dedik...  sanırım ben bu yüzden erken hissettim hareketlerini, içinde bulunduğu sıvı ile alakalıymış, su içmeyi çok seven bir annesi var kızımın...
Daha önce kızımın cinsiyetini teşhis eden doktor Metin Hoca yaptı detaylı muayeneyi, açıkcası uzun sürdüğü için biraz sıkıntılı oldu hele bir de bebeğimi görememek o sırada... Ama hem doktor hem de eşim gözlerinin içi gülerek izliyordu, ben de onları izledim... {#emotions_dlg.cheesy} bugün görüntüleri CD'ye basacak Şerife hemşire... o zaman ben de keyifle ve heyecanla tekrar tekrar izlerim...

ama hepsinden önemlisi herşey yolunda, haftası ve günü tam tutuyordu... Allaha şükür bunu da atlattık.

Yorum (1) Yorum yaz!

Bebeğim 400 gr, ya ben? :)


Bugün kızım 21 hafta 5 günlük oldu...

Dün kan sonucum çıktı... kanama kan uyuşmazlığından olmamış, bu iyi bir haber... ama nedenini anlayamadık... neyse şuan iyiyim, ağrılar da oldukça azaldı.. ayakta kalmadığım sürece sorun olmuyor... bebeğim 400 gramı geçmiş... maşallah...

Tam kan tahlili de yaptırmıştım tekrardan, yine kansızım bu defa üstelik çok daha düşük... Kan hapı içmeme rağmen... resmen anemik bir durum

Pekmez içmem artık zorunlu oldu, ben ilaç içtiğim için gerek kalmaz diye düşünmüştüm, ilacı da 2'ye çıkardı Osman Hoca...

Şuan korktuğum ben bu demir hapını içmeye başladıktan sonra iştahım öyle bir açılmıştı ki, 2 tane içince nasıl doyarım onu düşünüyorum... bir de pekmez içersem şekerim yükselir mi? bir tarafı yaparken diğer tarafı yıkmayayım diyorum.. ama denemeden bilinmez tabii...

Şuana kadar az kilo aldım ama bundan sonrası için garanti vermiyorum...
Beni açlık dolu günler bekliyor.... Allah çevremdekilere sabır versin...

Yorum (yok) Yorum yaz!

İlk bayramımız...

Nazar mı değdi bize, ne oldu anlamadım... 

Kızımla ilk bayramımızdı, ama bayram mı yaşadık 3 gün yoksa azap mı bilemedik... bayram nedeniyle şehirdışındaydık... hava baya soğumuştu, baktım benim kıyafetler hep yazlık, bayram için alışveriş yapayım dedim ama biraz abartmışım alışverişi.. ne zamandır gönlümce gezip dolaşamıyorum ya... tam 3 saatte bütün mağazaları dolaştım... tabii hep ayakta kaldım... akşama elektriklenme ve batma şeklinde korkunç bir kasık ağrısı başladı ve eve gelir gelmez hep yattım... bayramın ilk sabahı da o berbat kanama... önce kötüye yormadım, moralimi bozsun istemedim.. hemen hemşire olan ablamı aradım önce, bana çok basit bir sebebi de olabilir ama allah korusun 20. haftayı geçtin erken doğum da olabilir en kötüsü, mutlaka ultrasona gir dedi... Osman Hocayı arasam, ultrasona girmen gerekir yoksa sebebini anlayamayız diyecek haklı oalrak ... o nedenle onu rahatsız etmek istemedim... ama öğlen de yine kanama olunca kalk doktor bulacağız dedim eşime... canım o da sağolsun hiç elimi bırakmadı... 2 özel hastane dolaştık ancak acil doktorundan başka doktor yoktu malesef, terkedilmişti resmen hastaneler... neyse ben yine sevgili şerifeciğimi aradım da içim rahatladı... bozma moralini, kılcal damar kanaması da olabilir yarın sabah devam ediyor olursa hemen Ankara'ya Maya'ya git dedi... ben de öyle düşünüyordum randevu almıştım ertesi sabaha.. hem Adnan Hoca hem de Osman hoca bayram boyunca çalışıyordu... çok şükür...
Akşama birkaç damla daha kanamam oldu, ama çok açık renkti sabahki kanamaya göre de çok azdı yoğunluğu... ertesi sabah durmuştu çok şükür... ve hepsinden önemlisi bebeğim hareket ediyordu... Ankara'ya gitme işini kanamanın ve ağrının üstüne bir de yolculuk yapmayalım diye bayram sonuna erteledik...
Hastaneye gitme ve tuvalet dışında hiç kalkmadan yattım... Allah kimsenin başına vermesin... insanın aklına neler geliyor...

Bugün Maya'da muayene oldum çok şükür... bebiş iyi, keyfi yerinde, uyanıktı, bacaklarını açmış oynuyor ve yüzü de bana dönüktü... canım kızım çok şükür allah'ıma birşey yok... aspirini bırak dedi Osman Hoca, bir de ayakta dolaşma fazla dedi... kan verdim kan uyuşmazlığından olabilirmiş bu kanama, sonucuna göre anlaşılacak ve ona göre iğne yapılacak... sonuçlar henüz çıkmadı... bekliyorum...
Allah bebeğimi korusun...

Yorum (yok) Yorum yaz!